Zen Budizminde mondo ve koan

Zen Budizmi, temelinde “meditasyon” kavramının bulunduğu bir Budist ekolüdür

Zen Budizmi, temelinde “meditasyon” kavramının bulunduğu bir Budist ekolüdür. Zen Budizmi, ilk olarak Çin’de ortaya çıkmış, Budizm’in Kore vasıtasıyla Çin’den Japonya’ya gelmesi ile Japonya’da tanınmaya başlanmıştır. Zen, ilk ortaya çıktığı sıralarda samuray sınıfında bir yayılım göstermiştir. Çünkü samuraylar, Zen’i benimseyerek ölüm korkusunu yenebileceklerini düşünmüşler, bunun sonucunda ise Bushido öğretisini ortaya koymuşlardır. Buna bakılarak samurayların Japon toplumunda önemli görevler almasında, Zen Felsefesi’nin önemli bir etkisinin olduğu söylenmektedir.

Zen Budizmi, samuraylar arasında yayıldıktan sonra sıradan halka da nüfuz etmiş, o sıralarda Japonya’ya giren Çin kültürü, Zen Felsefesi’nin etkisiyle adeta Japon kültürüne dönüşmüştür. Her türlü alanda Zen’in etkisi görülmüş, bahçelerde bile Zen’e özgü düzenlemeler yapılmış, Zen manastırlarının bahçesi bu düzene göre şekillenmiş ve ibadetler buna göre bir düzen kazanmıştır. Zen’in farklı kesimlere yayılması sonucunda ortak noktalara da sahip olan farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu görüşlerden her biri kendi okullarını kurarak, Zen’i farklı açılardan anlamaya çalışmışlardır.

zen budizmi

II. Dünya Savaşı’yla başlayıp günümüz Dünya’sıyla devam eden süreçte Zen’in bu kadar ilgi görmesi, O’nun dinginliğe ve doğayla iç içe yaşamaya verdiği önemle ilişkilendirilmektedir. Teknolojinin de gelişmesiyle birlikte Batı’daki insanlar, bilim ve sanayiden kaçmak istemişler, bunun sonucunda doğaya ve sakin (dingin) bir hayata yönelmeye çalışmışlardır. Bunun sonucunda Zen, başka kültürlerde de olumlu karşılanmış, kültürler Zen’i yaşam tarzı olarak algılamaya başlamışlardır. Zen Felsefesi hakkında bu kadar bilgi verdikten sonra şimdi mondo ve koan kavramlarına değinerek yazımızı bitirelim.

Mondo, bir Zen üstadı tarafından sorulan; kişiyi düşündürmeyi amaçlayan ve bu sayede hakikatin anlaşılabileceğini vurgulayan bir çeşit soru sorma işlemidir. Koan ise mondolardan alınan; paradoksal ifadelere ve bulmacalara sahip tümcelerdir.  Kısacası mondoyu, birbirini takip eden soru silsileleri; koanı ise bu sorulardan alınan tek bir cümle veyahut ifade olarak tanımlayabiliriz. Mondo ve koanı daha iyi anlamak açısında bir örnek verelim:

“ hih-kung en gözde öğrencilerinden bir keşişe: ‘Boşluğu tutabilir misin?’ diye sormuş. Öğrencisi ise ‘Tabi tutarım.’ cevabını vermiş. Buna karşılık Shih-kung: ‘Göster bakayım boşluğu nasıl tutacaksın?’ sorusunu sormuş. Keşiş kollarını açıp boşluğa sarılır gibi yapmış. Usta: ‘Sen boşluğu böyle mi tutarsın? Bak elinde bir şey kalmadı.’ deyince keşiş: ‘Peki, senin yöntemin nedir?’ diye sormuş. Shih-kung keşişin burnunu sıkı sıkı yakalayıp bükmeye başlayınca da canı yanan keşiş: ‘Ne yapıyorsun usta? Canımı yakıyorsun.’ diye bağırmaya başlamış. Usta: ‘Boşluk nasıl sıkı sıkı tutulur sana onu gösteriyorum.’ demiş.”

Bu karşılıklı soru-cevap işlemini mondo; “Boşluğu tutabilir misin?” ifadesini ise koan olarak tanımlayabiliriz. Mondo ve koan arasındaki fark bu şekilde açıklanabilmektedir. Son olarak koana daha somut bir örnek verelim:

“Bir gün bir usta öğrencilerine şöyle seslenmiş: ‘Zen’de lafla anlatılabilecek bir şey olmadığı gibi öğreti olarak kutsal bir şey de yoktur.’ sonra da eklemiş: ‘Bu sözlerimi onaylasanız da otuz sopa, onaylamasanız da otuz sopa. Susmak yok konuşmak da.’ demiş .”

Kısacası mondo ve koan Japon kültüründeki Zen Felsefesi’nin içerisinde bulunan düşündürücü ve paradoksal bir soru türüdür. 🙂


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:


1 yorum

  1. Gerçekten açıklayıcı olmuş. Ellerine sağlık 🙂

Bir Cevap Yazın

top

Login

Üyelik

Hesap Oluştur
Hesap Oluştur Geri dön