Japonya’da Dışlanıp Ötekileştirilen Sınıf: Burakumin

Japon mibun sistemine dahil bile edilmeyecek kadar hor görülen bir grup.

Burakumin Japonya’da yaşayan azınlıklardan biridir. Burakuminlere Japonya’nın paryaları da (Hindistan’da görülen kast düzenine göre, kast dışı kalan, hiçbir toplumsal sınıftan olmayan, her türlü haklardan yoksun olanlar) denilebilir. İngilizce karşılığı “Hamlet people”dır.

Feodal eski Avrupa toplumlarında sınıflandırma genellikle “soylular > rahipler > burjuvalar > köylüler” hâlindeyken hiyerarşik sıralamanın Japonya’daki hali “samuraylar > çiftçiler > zanaatkârlar > tüccarlar” şeklindeydi. Tüccarların en alt sınıf olma sebebi, sürekli parayla uğraşmaları ve bunun namussuzca bir iş olduğu düşünülmesiydi. Yine de halkın en alt kesimi tüccarlar değildi. Japon mibun sistemine dahil bile edilmeyecek kadar hor görülen bir grup daha bulunmaktaydı onlarda Burakuminlerdi.

Burakumin

Budizm inanışında bütün canlılar önemlidir ve en küçük canlıyı bile ne amaçla olursa olsun öldürmek kesinlikle yasaktır. Benzer bir şekilde Şinto‘da da kan ve cesetlerle uğraşmak uygunsuzdur ve ölmüşlerin ruhlarına saygısızlık olarak kabul edilir. Budizm ve Şinto etkisinde olan Heian Dönemi Japonya’sında da bu durum farklı değildi. Yine de birilerinin, günlük hayatta kullanılan eşyaların üretiminde kullanılması için deri tabaklaması ve post yüzmesi gerekiyordu. Savaşta ölen insan ve hayvanların gömülmesi, mezarların rutin bakımlarının yapılması ve savaş alanlarından kesik uzuvların toplanması da savaşlarla dolu Japonya tarihinin gereklerindendi. Aynı dönemde yükselişe geçmiş takagari (şahincilik) faaliyetlerinde kullanılan kuşların yemlerini hazırlamak da bu iki din açısından pis bir işti ve bunlarla uğraşmak isteyen yoktu.

Burakumin

Bu durumun bilincinde olan Budist ve Şinto tapınakları, on altıncı yüzyılın sonlarına doğru kafa kafaya verdiler ve bu işler üzerinde yoğunlaşacak burakumin sosyal sınıfını oluşturdular. O veya bu sebeple toplumdan dışlanmış eta (aşırı derecede pis) denen kimseleri kendileri için kurulmuş buraku veya etamura adı verilen küçük mezralarda toplayarak dışarıdaki insanlarla tüm ilişkilerini kestiler. Ağırlıklı olarak cesetlerin organize edilmesi, kasaplık ve dericilik gibi işlerle uğraştırılan etalar vatandaş sayılmadıkları için vergiden de muaf tutuldular. Halka da bu etaların insan bile olmadığını, onlarla ahbaplık etmemelerini ve alışveriş yapmamalarını tembihlediler.

Burakumin

Etalar dışında hinin (insan olmayan) denen başka bir burakumin topluluğu daha bulunuyordu. Genellikle eski mahkumlar ve kimsesiz dilencilerden oluşan hininler, ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılıyordu. Etalar gibi toplumdan izole bir şekilde yaşayan hininler, onlardan farklı olarak gündüz vakti normal köylerde muhafızlık ve çöpçülük gibi işlerde çalışabiliyordu. Ayrıca doğumlarından ölümlerine kadar aynı sosyal statüye mahkum olmuş etaların aksine, hininler belirli bir ücret ödemeleri karşılığında bu statüden kurtularak samuray olabilme şansı dahi elde edebiliyorlardı.

Burakumin

Edo Dönemi‘nin başlaması, mibun sisteminin daha da keskin hatlar kazanmasına sebep oldu. Burakuminler, diğer sınıflardan insanlarla iletişim hâlindeyken göz teması kurmamak ve şapkalarını çıkarmak zorundalardı. Fiziksel temas da kesinlikle yasak olup, gerçekleşebilmesi sadece eta olmayan birisi tarafından bir ritüel ile arındırılmaları koşuluyla mümkündü. Normal bir insanın yedide biri olarak sayılan etaların öldürülmesi de suç teşkil etmiyordu. Bu yüzden samurayların, yeni kılıçları test etme amacıyla eta kesmesi durumu (tameshigiri) sıradışı değildi.

 

Burakumin

Meiji Dönemi‘nin ikinci yılında, yani 1871 yılında yürürlüğe konulan Senmin Haishirei ve Kaihōrei yasaları, mibun sistemini ortadan kaldırıp burakuminleri resmî olarak eşit vatandaş konumuna getirmiş olsa da, halk içinde pek çok sorunun doğmasına da yol açtı. Varlıklı burakuminler, bundan sonra vergiye tabi tutulacak olmaktan hoşnut olmadılar. Normal halkı ise burakuminlerin aralarına karışacak olması fikri rahatsız etti. Bunun sonucunda çeşitli şehirlerde ayaklanmalar çıktı ve pek çok insan hayatını kaybetti.

Burakumin

 

Burakuminler kâğıt üzerinde eşit haklara kavuşmuş olsalar da, kendileri ve yerleşim yerleri hâlâ resmî kayıtlarda kyuueta (eski eta), shinheimin (yeni vatandaş) ve tokushu buraku (özel mezra) gibi etiketlerle belirtilmekteydi. Yirminci yüzyılın başlarında, Dōwa (entegrasyon) ve Suiheisha (eşitlikçilik) hareketleri baş göstermeye başladı. Dōwa hareketi, burakuminlerin yaşam standartlarını iyileştirmek ve Japon toplumuna entegre olmalarını kolaylaştırma amacı güderken, Suiheisha hareketi de burakuminlere ayrımcılığın önüne geçmeye çalışarak, bunu yapan kurum ve kuruluşları ağır bir şekilde eleştiriyordu.

Burakumin

Günümüzde sayıları üç milyonu bulan burakuminlerle alakalı sorunlar, eskiye kıyasla büyük ölçüde azalmış olmakla birlikte, özellikle aşırı muhafazakar kesim içerisinde burakumin olduğu bilinen kişilerle bugün dahi evlenilmeyip, burakumin olduğu anlaşılan kişilere iş verilmemektedir.

Yorum: Geçmişte insanlığa faydalı olan yine de her türlü kötülüğü yaşamış olan insanlara üzülüyorum. Günümüzde bile insanlara ayrımcılık yapıp, toplumdan soyutlayanları ve bunlara göz yumanları şiddetle kınıyorum.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:


1 Yorum "Japonya'da Dışlanıp Ötekileştirilen Sınıf: Burakumin"

  1. Aforizmik Kalıntı13 Eylül 2018 at 20:17Cevapla

    Teknolojisine, çalışkanlığına, sistemlerine ve pek çok şeylerine bayıldığımız Japonya’nın karanlık yüzü.

Mesaj At

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.