Animeleri hatırlatan batı filmleri

Basitçe söylemek gerekirse, Ghibli Studio, Walt Disney'in Japon karşılığı diyebiliriz

Basitçe söylemek gerekirse, Ghibli Studio, Walt Disney’in Japon karşılığı diyebiliriz. İkisi de ilk bakışta çocuklara yönelik filmler yapıyorlar gibi gözükseler de verdikleri mesaj o kadar güçlü ki her yaştan izleyiciyi çekmeyi başarabiliyorlar. Aralarındaki fark Disney kendi temasını winnie the pooh’un saflığı ve notre dame‘ın gaddarlığı arasında bir çerçevede tutarken Ghibli bunu bir adım ileri taşımış; çocukluğun özünü My Neighbour Totoro, Ponyo and kikis Delivery Service taşımış. Spirited away, Nausicaa of the valley of the wind ve howls moving castle gibi yapıtlarla aşırılığı işlemiş, aynı zamanda Disneyin yaptiklarından cok daha karanlık bir yapit olan Princess mononoke‘yi yaratmış, doğa ve gelişmeyi kötü karakterler olmaksızın konu edinmiş, Grave of the fireflies ile de en depresif filmlerden birine imza atmıştır.

MATRIX VE GHOST IN THE SHELL

animeden-uyarlanan-filmler-1

Bu filmler sadece benzer değil, ghost in the shell, Washowski’sin asil ilham kaynağıdır. Yapımcısı ile oturmuş ve ona animasyonlu dövüş sahnelerini göstererek “iste yapmak istediğimiz şey bu demiştir“. Ve yaptılar da, bazı sahneler tıpa tıp benzerlikleri ile bu cyberpunk klasiğine bir adak olmuşlardır. Matrix, eğer hala izlemediysen hollywood sinemasında bir mihenk taşıdır, bullet time (mermi zamanı) gibi bir sürü yeni fikri tanıtmış ve popülerize etmiştir. Eğer bilim kurgu ve robotlarla ilgili bir film arıyorsan bu tam sana göre.

 

BLACK SWAN VE PERFECT BLUE

animeden-uyarlanan-filmler-2

Yönetmen Darren Aronofsky bu animeyi izlemediğine yemin etmişti. Fakat prodüksiyondan birisi kesinlikle görmüştü. İki senaryo da kariyerinin psikolojik ağırlığı altında ezilen bir kızı canlandırmakla kalmamış, o kadar benzer sahneleri olmuştur ki (küvet sahnesi mesela), perfect blue’nun black swan’a referans olduğu o kadar belirgin.

 

INCEPTION VE PAPRIKA

animeden-uyarlanan-filmler-3

İki farklı tema ve sahne içeren bir film daha. Gizemli bir araç kullanarak rüyalara yolculuk yapmak tek ortak yanları fakat Nolan’ın filmi ilk bakışta anlamakta zorluk çekilen bir film, oldukça basit ve mantık sınırları dahilinde, Paprika’nın ise surreal sembolizmi işlediğini görüyoruz. Bazı insanlara göre surreal yaklaşım “ruya alemi” için daha uygun olabiliyor.

 

KANYE WEST VE DAFT PUNK ILE AKIRA

animeden-uyarlanan-filmler-4

Keşke bu ikisi birer şaka olsalardı. Kanye west büyük bir akira fanı ve ‘stronger’ klibi filme oldukça büyük bir adak. Daft Punk işbirliğine ait ‘Harder better faster stronger’ klibinin animasyon filmine bir adak olduğunu söylememize gerek bile yok. Akira da Ghost in the shell gibi bir cyberpunk klasiği: Gelecekte bir motor çetesi olağanüstü bir güç elde etmiştir. Mükemmel animasyonlara sahip bir yapıt. Anime endüstrisi Kanye’ye karakterlerinin ismini ona uyarlayarak teşekkür etmişlerdir. (amagi brilliant parke Kanye’nin ismi verilmiştir, diğer karakterlere ise farklıi rapçilerin isimleri verilmiştir.

 

THE EDGE OF TOMORROW VE THE GIRL WHO LEAPT THROUGHT TIME

animeden-uyarlanan-filmler-5

Eğer the edge of tomorrow’u izlemediyseniz mutlaka izleyin. Bu film hak ettiği kadar popülerlik kazanmadı, (çoğunlukla kötü reklam yüzünden) Sonuçta ‘Ground day alien shout’un önermesini video oyunu konseptine gönderme yapmadan açıklamak bayağı zor olsa gerek. Hareketleri tekrarlayarak mükemmelleştirme fikri oyun sevdalılarına tabii ki çekici görünmüştür fakat, oyun oynamayanlara o kadar olduğunu sanmam. Sonuç olarak film olması gerektiği kadar satmadı. Komiktir ki film bir Japon romanından uyarlanmıştı. The girl who leapt through time bir aksiyon filmi değil, ama aynı fikir üzerinde duruyor, ‘istenilen olayları gerçekleştirmek için zaman yolculuğu yapmak’. İyi bir macera/romantik/dramdı diyebiliriz ama daha önemlisi zamanda yolculuk filmlerine giriş yapmak isteyenler için önemli bir kaynaktı.

 

UPSIDE DOWN VE PATEMA INVERTED

animeden-uyarlanan-filmler-6

Upside down için romeo ve juliet’in farklı bir versiyonunu yaratmak için enteresan bir bilim kurgu konusunu (farklı yer çekimlerine sahip iki dünya) harcamış, romantik bir komedi desek yanlış olmaz. Eğer bu konuyu işleyen birazcık daha iyi bir film arıyorsanız Patema inverted’i deneyin, kıyamet sonrası zamanda geçen aynı konuyu işleyen bir film, sadece daha az romantizm ve daha iyi bir işlenmişlik.

 

FAST & FURIOUS VE REDLINE

animeden-uyarlanan-filmler-7

Eğer aşırıya kaçan yarışları arıyorsan redline tam istediğin şey olabilir. Heyecan verici ve yoğun, çok iyi sanatsal stile sahip bir film.

 

THE PIANIST VE BAREFOOT GREN

animeden-uyarlanan-filmler-8

The pianist, gerçek bir hikayeyi anlatıyor. Polonyalı bir piyanist ve yönetmenin kendisinin Polonya’lı bir yahudi olarak 2.dünya savaşını atlatmalarını konu alıyor. Adrian Brody’nin mükemmel oyunculuğu yıkılmış Warsaw şehrinde hayatta kalmanın dehşetini gözler ününe seriyor. Japonya’nın 2.dünya savaşı tarihi de aynı zamanda animasyonlarla işlendi. Rahatsız edici sahnelere sahip bir Hiroşima tanığı tarafından çizilen manga: Barefoot gren.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:


2 yorum

  1. Tomorrow edge saten japon mangasından alınmış bir filmdir ayrıca manga yı çizen kişi death note çizen kişidir. Serinin ismi All You Need İs Kill

  2. Cok guzel bir yazi olmus harcadiginiz emek icin tesekkurler bu filmlerin cogunu izlememe ragmen bu animeleri duymamistim zaten genel olarak site harcanmis emeklerinizin eseri. 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Login